Advert
Türkiye B, C, D Planına Hazırlıklı mı?
Salim Büyükkaya

Türkiye B, C, D Planına Hazırlıklı mı?

Advert

Türkiye olağanüstü günlerden geçiyor.

Devletin en kılcal damarlarına kadar sızmış Fetullahçı Ajan Örgütü'nün kalkışması nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu net olarak ortaya koydu.
Dikkat ederseniz senaryo iddiaları da bu kesimden pompalanıyor. İktidar karşıtlığı ile diğer çevrelerden de kısmi destek görüyor.
Mayın eşeği gibi sahneye sürülen FETÖ'cü subaylar küresel odak tarafından gözden çıkarılıp önümüzdeki günlerde yaşanabilecek provakasyonlara zemin hazırlanmıştır.
Ardından B Planı devreye sokulmuş durumda.
"Suçsuz askerler linç edildi, boğazları kesildi, askere yönelik hınçla harekete geçen şeriatçı gruplar şimdi kendi darbelerini yapıyorlar" Propagandasına başlandı.
İlk anda sokağa çıkanlar arasında özellikle bu görüntüleri yaşatmak için hareket edenler de vardı. Çoğu, Türk vatandaşına bile benzemiyordu. Çoğunluğun ve bazı polislerin tutumu ile vahşet görüntülerinin önüne geçildi.
B ve sonrasında gelecek planların da çürütülmesi için şimdi soğukkanlı olma zamanı.
FETÖ yapılanmasını tamamiyle kontrol eden odakların diğer kesimlerin içinde ajanlarının olmadığını düşünmek aşırı saflık olur.
Fırsatı ganimet bilerek, "Bunlar da kafir" diye meydanlarda toplanan kitleleri yönlendirmeye çalışanlara dikkat edin.
Aynı şekilde, yıllardır ayrıştırılan muhalif kesimleri "Hepinizi kesecekler" korkusuyla harekete geçirmek isteyenlere de.
Sosyal medyadan da bir süre uzak durmanızda yarar var.
Zır Fetullahçı'nın "Ölümüne Reisçi(!)" olduğunu da gördük, "Katıksız Atatürkçü(!)" olduğunu da.
Manzara fotoğraflarından moda haberlerine kadar çok çeşitli paylaşımlar yaparak binlerce takipçiye ulaşan görünürde zararsız sosyal medya hesapları birden operasyon hesaplarına dönüştü. Belli ki bu yönde önemli hazırlıklar yapılmış.
Bu hesapları takip edenlerin kimlikleri de sizi yanıltmasın.
Fetullahçı hesabı "Atatürkçü" sanıp takip eden üst düzey eski komutanlar da var, operasyonel ajan hesaplarını kendilerinden sanıp takip eden Cumhurbaşkanlığı yetkilileri de var.
Darbeci bazı komutanlara ve askerlere nezarethanelerde işkence yapanlar ve bu işkence ve hakaretleri çekip yayanlar B Planı'nın aktörleridir.
Gözaltındaki bir binbaşının (Ajan bile olsa) 10 aylık kızına tecavüzü hak gören zihniyet aşağılıktır.
Bunu duyup arkadaşını(devresini) uyarmayan, gizlice görüntüsünü alıp sosyal medyadan paylaşan(paylaştıran) ise ajandır. A Planında devreye sokulan mayın eşeklerinden farklı olarak B Planı için görevine devam ettiği açıktır. Karargahtan, karakoldan düşman kuvvetlere enformasyon akışı sağlamaktadır. Bu paylaşımların sahipleri mutlaka bulunmalı, kaynağına inilmeli, işkenceciler ve linççilerle birlikte yargılanmalıdır.
Bu kadar kaos ve karmaşa içinde ne yapacağız?
Tamamen kaosa teslim mi olacağız?
Asla.
Herkes etrafına, ailesine, gençlerine sahip çıkacak.
Kimse yüzde yüz hakim olamayacağı insanları sokaklara çıkarmayacak.
Kimse mevcut durumu siyasi kazanca dönüştürmeye çalışmayacak.
Asgari müşterek zorlanmayacak.
Herkes ama herkes bu işin şakasının kalmadığını anlamalıdır.
Türkiye'de kimse tek başına bu sorunun üstesinden gelemez.
Ne sadece Ak Partililer, ne başka bir yapı ve güç.
Türkiye'nin birlik ve beraberliğinden, demokrasiden yana tüm unsurların bir mutabakat etrafında toplanması lazım.
Başbakan Yıldırım'ın sözleri ve yaklaşım tarzı olumludur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da bu konuda bir an önce yeni ve (Sadece Ak parti tabanını değil bütün vatandaşları) kucaklayıcı bir söyleme geçmesi şarttır.
Ülkenin karşı karşıya olduğu bu tehlikeyi defetmeye yüzde 50'de yüzde 70'de yetmez.
Örgütsüz kuru kalabalıklarla sonuç alamazsınız.
Bugünkü örgütsel yapıların hiçbirine de güvenemezsiniz.
Her birinin getirisi kadar götürüsü olur.
Son boruyu da elinde silah olan öttürür.
Ordunun ve emniyetin yeniden organize edilmesi de yetmez.
Unutulmasın ki, bir zamanlar bu polisleri ve askerleri bulundukları göreve getiren de bu iktidar idi.
Yarın getirileceklerin de garantisi yok.
Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay Başkanı, Kuvvet komutanlarının en yakınına kadar sokulabilen bir oluşumdan söz ediyoruz.
Böylesi kalkışmalara zemin yaratacak, taraftar sağlayacak ortamı yok edeceksiniz.
Cumhuriyet'le hesabı olanları değil kan ve can verenleri,
yalakaları değil liyakat sahiplerini tercih edersek çok önemli mesafe almış oluruz.
"Yurtta Sulh Komitesi" ismi bile küresel çetenin ülkedeki açığı nasıl tespit ettiğinin, hangi damar üzerinden yürümeye çalıştığının ispatıdır.
Oyunlarını terse çevirmenin yegane yolu toplumsal kesimler arasında güven ve samimiyete dayalı bir barışın sağlanmasıdır.
Şimdi daha yüksek sesle ve samimiyetle ; "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" deme zamanıdır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Vali Mahmut Demirtaş'tan Kozan'a Ziyaret
Vali Mahmut Demirtaş'tan Kozan'a Ziyaret
Vali Mahmut Demirtaş'tan Kozan'a Ziyaret
Vali Mahmut Demirtaş'tan Kozan'a Ziyaret